Belki, denize bakan beyaz kireç badanalı evin kapı önünde ahşap iskemlenize oturup dalarsınız o sonsuz sevgisiyle sahili okşayan maviliğe,saçlarınızı tuzlu ıslak bir poyraz tarıyorken biraz hoyrat biraz sevecen.Gözlerinizin yorgun aydınlığından geçmişin gölgelerini izlersiniz o yeşil mavi köpük köpük perdede.
Belkide daha ilk günden kaçırmışsınızdır hayatı kıl payı; ya ilk çocuk yada ilkten sonra her hangi bir gecikmişlikle.Büyük olduğunuz için hep başka bilinmiştir büyüklüğünüz aldığınız rollerle,oysa siz istememişsinizdir, ilk başlamayı yada sonrakilerin gecikmişliği ile hep örneklenmiştir yaşam önünüzde.
Annenizin memesine ilk değen bebek sizsinizdir acemiliğinde annenin genzinize kaçmıştır beyaz sarhoşluğunuz kaç kere ya da kaçırmışsınızdır eskimişliğinde memlerin bereketinde usta bir annenin kıvraklığında avuttuğu olarak, o öpüşleri.
Belki de ilk başlangıcında okulun doğum tarihiniz iki ara bir dere yerdedir o yılın bir yerinde ya erken ya da geç gitmişsinizdir zamansızlığında ve her şekliyle kaçırmışsınızdır yine;ya küçük olduğunuz için itilip kakılmayı ya da daha büyük olmanın ürkütücülüğüne dayanan yalnızlığı yaşayarak arkadaş olabilmeleri.
Oyunları kaçırmışsınızdır sokakta ,bağda bahçede ,ağaçların dallarında isminizin çığlık çığlığa kulaklarınızı tırmalamasıyla.Hiç sevememişsinizdir isminizin böylesine takılıp kalmasını kulaklarınıza ve size dalga geçer gibi bakan ötekilerin yanında.Oysa onlarda kendilerince zamanını bekler ama önemlimidir ki sizin için o an.
Sınavlarda kağıdı teslimden sonra aklınıza gelen yanıtlarla kaçırmışsınızdır iyi notları ve onun karabasanlarını yaşamayı uykularınızı kaçıran.
Sonra;
içten içe siz severken, en yakın arkadaşınızın sevdiğini ve teklif ettiğini yüreğini o kıza ve onun kabulüyle hiç bilmeyeceğiniz bir yanıtı kaçırmışsınızdır.Sevmeyi sarılmaları,gülüşmeleri,el ele olmaları ve gizli gizli buluşmaları yaşayamadan kaçırmışsınızdır erteleyerek bir sonrakine.
Otobüsü,vapuru ,taksiyi,sizden önce gelenle dolan asansörü,peşinden koştuğunuz o kadını,evlenmeyi,evlenip eşinizi gönlünüzce sevebilmeyi,çocuğunuzun büyüken yaşama duruşlarını,evin penceresinden yağmuru seyretmeyi,yağmurlarda ıslanmaları,baharlarda erik hırsızlığını,gül bahçelerinin kokusunu ,yaseminin baş döndüren sarhoşluğunu,gece ıssız sokaklarda gezmeyi, sabah erken uyanmaları,gece geç yatmaları,sevdiğinizin kokusunu,onun gözlerinde kaybolmayı ve her sabah ve her akşam ona "seni seviyorum" demeleri;zaman zaman kendinizle kalıp karalar vermeyi,kendinize göre yaşayabilmeyi,yargılaya bilmeyi,kendinizi affetmek için infazlarınızı içinizde ve daha bir çok şeyi kaçırmışsınızdır,akıp sürüklenirken yaşamın içinde.
Geçilip gidilenleri toplayıp ele aldığınız zamanlar ise o tüm yaşananları kaçırmışsınızdır.elinizde kırışıklıklar,gözlerinizde gözlükler ,saçlarınızda aklar ve bir yaşam dolusu yorgunlukla.
Sizi terk etmeyen ve hep genç kalan sizi hep sürükleyen yüreğinizdeki sevdanızla baş başa,bir o kaçmamıştır sizden,yitirdiğiniz onca arkadaş,akraba,çocuklar,büyükler,anneler,babalar ve selam alıp verdiğiniz ama belki de hiç bilmediğiniz insanlardan sonra kırıklarla dolu,yükünü gölerinizden boşaltan ve hep özleyen, sıcacık sevginizi,yüreğinizi.
Bir yıl,bir gün,bir saat,bir saniye ile kaçırılan tüm güzellikler için ağlayın şimdi, ağlayın ki yarın gözlerinizin altında ki tuzlu deniz öpücükleri kaçırtmasın size mutluluğunuzu.
Melekler öpsün yüreğinizden...
-Düşgezgini-
8.2.08
zaman
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder