Kalem kağıtla yıkanıyor gökyüzü geceleri,Ariane in yıldızlarla süslü karanlık saçlarından koparılan her göz kırpan pırıltı savrulurken sonsuza.Lacivert aslına dönüyor sahilin ıssızlığında sereserpe uzanmışlığında bilinmez karanlık sonsuzun kralından beklenen aşk kıvılcımlarında.Oysa gece karanlık yağıyor düşleri yıkıyor umarsızca gün doğmadan yıldızsız kalsın diye gece.
Ariane saçlarında tacıyla gülümserken gecede bilmiyor uzaklarda gözlerinin sıcağında üşüyen yüreklerin varlığını.Kim terkeder ki seviyorken tenindeki sıcaklığın sebebini,yalandan da olsa söylenemez koşulup gidilecek saklanılacak sinenin özlemin terkedilişini.Aldatamaz insan kendi yüreğini,dili söylmese de belki.
Theseus terkederken Ariane de ağlamıştı, biliyor bunu ıssız adanın sahilleri,o ağlayıp denizinde dalgalara dokunurken yüreği sonsuz karanlıkların kralını beklemek kaygısından habersiz terketmişti yüreği tenini.
Şimdi yıkıyorum düşlerimi bir zaman ıssız kalsın diye gökyüzü.Saçlarının pırıltısıyla gelecektir o tanrıça,getirecektir evrenin güzellerini; gecede sevgililer bakıp gülümseyecektir ve düşler yine kirlenecektir.
Önemli olan ellerinizin eskimişliğinde kirlerinden arınmış yüreğinizdir,ya yüreğiniz kirliyse.
Yıkayın o zaman düşlerinizi...
Melekler öpsün yüreğinizden.
28.1.08
YIKIYORUM DÜŞLERİMİ
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
anladim.. uykun kacmis:)))
ben koyun sayiyorum hic tavsiye etmem ama, hep takilip takilip dusuyolar sona bi yerin acidi mi canim diyip bi de onlara endiseleniyom, hic uyku kalmiyo yani...
kafani yastiga gomsen?
ise yarar belki...
Yorum Gönder