Sararmış adam boyunu aşan yükseklikleriyle ve bir dolu kısa kollarıyla yanı başındakine sarılan bir orman gibi kalabalık mısır dikili tarlaların, uzaklardan bakıldığında gün içindeki güneşe ovada konuşlanmış düzenli başkaldırışın onurunu gece birbirlerine rüzgârın diliyle seslenişlerindeki ürkütücülüğü sessizlikte izleyebilirsiniz.
Kuşların, böceklerin kanatlı olan âlemin tarlalara her sortisinde sessiz ve mağrur boyun eğişin gecede de devam ettiğini sürüngenlerin uykularında bile hissettiğini bilmek yaşamın tanığı olabilecek kadar içinde yaşamakla olası.
Uzun yolların kıvrım kıvrım böldüğü tozun örtmeye çalıştığı, rüzgârın kendi türküsünü söylediği o uçsuz bucaksız bozkırda insanın ne derece yalnız, biçare ve seyirci kaldığını ancak yine o sonsuz sessizlikte yalnız kalmış başka bir insan bilebilir.Yaradılış öyküsünde de “diğer yarı” sözü olduğuna göre neden yalnızdır insan yada neden yalnızlığa itilir,iter kendini.atat da o gayya kuyularından ses vermez gömer yüreğine kendini.
16.1.08
insanca
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder